00.
     01.
     02.
     03.
     04.
     05.
     06.
     07.
     08.
     09.
     10.
     11.
     12.    
Information
Project A
Project B
Project C
Project D
Project E
Project F
Project G
Project H
Project I
Project J
Project K
Project L
JOHN GALLIANO ve 2000’ler
Vintage koleksiyonerliğimin en büyüleyici başlangıç noktası, John Galliano’nun 2000’ler koleksiyonlarına doğru çıktığım yolculuktu. O yılların podyumlarından süzülüp gelen bir elbiseye ya da keskin hatlı dramatik bir cekete dokunduğumda, elimde yalnızca bir giysi değil, bir dönemin bütün kültürel hafızası vardı. Kumaşın kıvrımlarında tarihin solgun yankısı, dikişlerin arasında gizlenmiş teatral bir anlatı, siluetin gölgesinde ise dizginlenemez bir hayal gücü parlıyordu. Galliano’nun işleri bana hep couture ile kostüm arasında kurulan o büyüleyici köprüyü hatırlatır. Her parça, yalnızca estetik bir gösterge değil, aynı zamanda bir “değer” nesnesidir. Değer; burada ölçülebilirliğin ötesinde, hafızada yer eden, duygusal ve kültürel katmanlarla örülmüş bir kavram hâline gelir. Çünkü Galliano’nun yarattığı elbiseler, yalnızca bedeni saran kumaşlar değil, dönemin arzularını, aşırılıklarını ve hayallerini de kuşatır. Arşivimde sakladığım her Galliano parçası, bana değerin aslında zamansızlıkla, belleğin gücüyle ve estetikle kurduğu bağı fısıldıyor. Bu parçalar, geçmişin görkemini bugüne taşıyarak, koleksiyonun kendisini bir tür kültürel şiire dönüştürüyor. Galliano’nun 2000’lerdeki defileleri, kültürel aşırılık ile hayal gücü arasında salınırken, değerin tanımını da yeniden yazdı. Onun couture vizyonu, bize değerli olanın yalnızca ihtişam değil, aynı zamanda tarihle, hafızayla ve düşlerle kurulan bağ olduğunu gösterdi. Bugün hâlâ, o sahnelerin dramatik enerjisi ve ihtişamı, değer kavramını giyilebilir bir hafıza nesnesi gibi gözlerimin önünde yeniden canlandırıyor. Galliano’nun yarattığı dünyalar, couture ile kostüm arasındaki çizgiyi bir masal kitabının sayfaları gibi bulanıklaştırıyordu. Defile salonları bir anda tarihin büyülü koridorlarına dönüşüyor; Viktorya döneminden bir korsetle, Venedik karnavalından bir maskeyle, Napolyon’un üniformasını andıran bir ceketle karşılaşıyordunuz. Galliano’nun sahnesinde moda, yalnızca moda değildi: hem geçmişin yankısı hem bugünün hayali, hem sahne perdesi hem de kırmızı halıydı. Onun vizyonu, couture’ü tarihle birleştiren görkemli bir köprüye dönüştürdü. Ve bu köprünün üzerinde, modanın en unutulmaz hikâyeleri yankılanıyordu. Galliano, Dior çatısı altında kurduğu bu görkemli sahnelerle, “moda bir masaldır” fikrini yalnızca kanıtlamakla kalmadı; aynı zamanda bu masalı her defasında yeni baştan yazdı. Ve işte bu yüzden, onun masalı bitmeyen bir anlatıya dönüştü: her sezon başka bir biçimde, her bakışta yeni bir ışık altında, her koleksiyonda taptaze bir duyguyla yeniden var olan bir moda destanı. Galliano’nun 2000’lerdeki ihtişamı, bugünün gözlerinde hâlâ parıldıyor ve bizlere, modanın en büyük değerinin hayal gücü olduğunu hatırlatıyor. John Galliano’nun couture yaklaşımı, modayı yalnızca estetik bir pratik olmaktan çıkarıp kültürel bir bellek sahasına dönüştürdü. Barthes’ın “Moda Sistemi”nde bahsettiği üzere, giysi yalnızca bir nesne değil, aynı zamanda bir göstergeler bütünüdür. Galliano, bu göstergeleri tarihsel kostüm kodlarıyla yeniden işleyerek couture’ü, teatral bir anlatının merkezine yerleştirdi. Kostüm ile couture arasındaki bu geçirgenlik, Bourdieu’nün “Distinction” kavramını da çağrıştırır; zira Galliano’nun defileleri, yalnızca kıyafeti değil, kültürel sermayeyi de sahneye taşıdı. Böylece couture, tarihsel referanslarla beslenen bir “kültürel performans” olarak konumlandı. Galliano’nun bu “arkeolojik” tavrı, moda eleştirmenleri tarafından kimi zaman fazla teatral, kimi zaman da dâhice bulunmuş olsa da, kuşkusuz 2000’lerin modasına damgasını vuran en önemli estetik stratejilerden biri oldu. Onun vizyonunda arşiv, saklanan değil, yeniden yorumlanan; tarih ise kapanan değil, defile ışıkları altında tekrar açılan bir sahneydi. Galliano bu yaklaşımıyla modayı yaşayan bir arşive dönüştürdü. Giysi, geçmişin tozlu sayfalarından çıkarılıp bugünün ışıkları altında yeniden okunan bir metin gibiydi. Her parça, belleğin kıvrımlarından gelen bir işaret, tarihle kurulan bir diyalog ve moda üzerinden yazılmış alternatif bir tarih kitabıydı. Böylece couture, yalnızca lüks bir ifade biçimi değil, aynı zamanda kültürel bir hafıza mekânına dönüştü. Bugün Galliano’nun 2000’ler koleksiyonlarından çıkan bu vintage parçalarla yaptığım çekim, yalnızca bir moda görselliği değil, aynı zamanda değerin yeniden tanımlandığı bir sahneye dönüşüyor. Çünkü bu giysiler, geçmişin podyum ışıklarından süzülüp gelen birer hatıra; her biri hem bir dönemin görkemini hem de bugünün duyarlığını taşıyor.
Onları fotoğrafın kadrajına yerleştirmek, aslında zamansızlığın çerçevesini çizmek demek. Bu çekimde değer, kumaşın belleğinde saklı tarihten, hayal gücünün özgürlüğünden ve modanın hafızasında yankılanan o büyülü aşırılıktan doğuyor. Ve belki de en kıymetliside , bu parçaların hâlâ anlatacak yeni hikâyeler bulabilmesi.
Galliano’nun 2000’lerde sahneye taşıdığı ihtişam, bugün vintage tutkum ve arşivimde birikenlerle yeniden canlanıyor; geçmişin anlamını bugünün bakışıyla yorumlamamı mümkün kılıyor. Çünkü benim için asıl değer, zamana meydan okuyarak bellekte iz bırakan ve hâlâ hayaller kurdurtan şeydir.


PRIVATE SALE

Selected pieces from the HBWARDROBE John Galliano archive are available for private sale.

For prices, measurements, condition reports and purchase enquiries, please contact:

contact@hakanbahar.co

Instagram / hakanbahar0


04.

JOHN GALLIANO

90% viscose
10% polyamide
Made in Italy

Embellished Openwork Knit Two-Piece Set 2000s


Cardigan: Size S — Reference: 3E13190792
Knit Camisole: Size M — Reference: 3E13050592

A coordinated two-piece set consisting of a semi-sheer openwork knit cardigan and matching knit camisole. Both pieces are embellished with contrasting lace and ribbon details, creating a delicate interplay of transparency, texture and decoration.The layered construction and ornamental detailing reflect John Galliano’s romantic and eclectic approach to knitwear during the 2000s.